"Fırat Tanış, sadece bir oyuncu değil, sahnede olduğu her saniye izleyiciyle sessiz bir anlaşma yapan nadir ustalardan biri. Özellikle karmaşık ruh hallerini, tek bir bakışıyla ekranın öteki tarafına geçirebilme gücü, onun oyunculuk kariyerindeki en büyük imza."
Fırat Tanış, kariyeri boyunca ağırlıklı olarak aşağıdaki yapım türlerinde gösterdiği performanslarla öne çıkmaktadır:
Fırat Tanış, 5 Mayıs 1975 tarihinde İstanbul'da dünyaya geldi. Tiyatroya olan ilgisi lise yıllarında, Mehmet Beyazıd Lisesi'ndeki tiyatro çalışmalarıyla filizlendi. Bu ilk sahne deneyimleri, onun İstanbul Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Tiyatro Bölümü'ne uzanan profesyonel eğitim sürecinin temelini oluşturdu. Konservatuvarda aldığı disiplinli eğitimi, 1998-2001 yılları arasında Şehir Tiyatroları bünyesinde pekiştirdi. Bu dönemde Başar Sabuncu, Mehmet Ulusoy ve Kemal Kocatürk gibi tiyatro dünyasının önde gelen isimleriyle aynı sahneyi paylaşmak ve onların yönetiminde çalışmak, sanatçının oyunculuk metodunu şekillendiren kritik bir dönüm noktası oldu.
2000'li yılların başından itibaren sinema ve televizyon dünyasında adından sıkça söz ettirmeye başladı. Kariyerinin bu evresinde Sır Çocukları, Tramvay ve Beyaz Melek gibi sinema filmlerinde gösterdiği performans, onun dramatik rollerdeki yetkinliğini gözler önüne serdi. Televizyon ekranlarında ise Yeditepe İstanbul gibi kült yapımlarda yer alarak geniş kitlelerle buluştu. Oyunculuk tarzında; canlandırdığı karakterin iç dünyasını minimal ancak derinlikli jestlerle izleyiciye aktarma becerisi, onu çağdaşlarından ayıran en belirgin özelliği haline geldi.
Oyunculuk, karakterin maskesini takmak değil, o maskenin ardındaki çıplak gerçeği izleyiciye sezdirme sanatıdır.
Sanatçı sadece ekran önündeki performansıyla değil, müzikal kimliğiyle de üretim yapmayı sürdürdü. Kendi yazdığı ve bestelediği eserler; Emre Altuğ, Levent Yüksel ve Gülay gibi isimler tarafından seslendirildi. Müzik ve tiyatronun beslediği bu çok yönlü yaklaşım, televizyon dünyasına bakış açısını da belirledi. 2013 yılındaki Taksim Gezi Parkı protestoları sırasında televizyon kanallarının yayın politikalarına gösterdiği tepkiyi, dizi oyunculuğuna ara vererek somutlaştırdı. Bu tavır, onun sanatsal kimliğinin toplumsal meselelerle kurduğu ilişkinin de bir göstergesi olarak kabul edildi.
Kariyerinin olgunluk döneminde yer aldığı İstanbullu Gelin dizisinde canlandırdığı Adem Boran karakteri, oyunculuk külliyatında yeni bir sayfa açtı. Karmaşık, travmatik ve çok katmanlı bir karakteri başarıyla portreleyen Tanış, ekran karizmasını bu rolle zirveye taşıdı. Ardından gelen Adım Farah ve Zeytin Ağacı gibi projelerle, farklı platformlarda ve farklı hikaye anlatıcılığı pratiklerinde yeteneklerini sergilemeyi sürdürdü. Özellikle Zeytin Ağacı'ndaki Zaman karakteriyle, mistik ve felsefi alt metinleri oyunculuğuna yansıtma konusundaki ustalığını bir kez daha kanıtladı.
Fırat Tanış'ın tiyatro kökenli disiplini, sinemanın gerektirdiği doğallıkla birleştiğinde ortaya her zaman izleyicinin hafızasında yer eden karakterler çıktı. Kendi kaleminden çıkan metinlerle tiyatro sahnelerinde tek kişilik oyunlarını sergilemeye devam eden sanatçı, bir yandan da güncel toplumsal ve kültürel meseleler üzerine fikirlerini yazılı mecralarda paylaşmaktan geri durmadı. Kendi deyimiyle üretmekten vazgeçmeyen Tanış, oyunculuğu bir meslekten ziyade, hayatın tüm karmaşıklığını anlamlandırma aracı olarak kullanmayı tercih ediyor.
Adem Boran karakteri, Tanış'ın çok katmanlı psikolojik dramalardaki başarısını tescillediği ve geniş kitleler tarafından dramatik oyunculuk yeteneğinin tam anlamıyla takdir edildiği en önemli rollerden biri oldu.
Tanış, 2013 yılındaki Taksim Gezi Parkı protestoları sırasında televizyon kanallarının olaylara yeterli yayın saati ayırmamasını eleştirerek dizi projelerinde yer almayı reddettiğini açıklamıştır.
Sanatçı sözü ve müziği kendine ait olan pek çok eser üretmiş ve bu eserler Levent Yüksel, Gülay ve Emre Altuğ gibi önemli sanatçılar tarafından seslendirilmiştir.